Thursday, May 22, 2008

Neydi aradığım...


Neydi aradığım? Geçen zamana dönüp bakınca şu an ki durgunluğuma bir anlam bulmaya çalışıyorum...Öyledir ya, en büyük ruhsal sorunların temelleri bile geçmişimize hatta anne karnında olduğumuz dönemlere kadar uzanır. Ama insan en çok ne zaman incinir, en büyük yaralar çocuklukta mı açılır yoksa daha ilerki yaşlarda mı? Yoksa yaş değil de açılan yaranın boyutu mudur önemli olan! Sanırım hepsi birden... Sanki ruhumun bir köşesinde sakladığım eski bir anı kutusu var gibi, ben de sürekli o kutunun başında buluyorum kendimi; canımın acıyacağını bile bile açıyorum o kutuyu. Sonra bakıyorum sakladıklarıma, her birinde bıraktıklarıma ve bende bıraktıklarına. Neden unutmaz insan, en büyük yaralar kapanır da neden illa ki o izlerle yaşanır? Belki bir gün unuturum korkusuyla neden saklanır resimler,hediyeler, neden kurutulur çiçekler, her şey atılsa da illaki bir şeyler saklanır neden? Ne arar insan? Peki benim neydi aradığım? Mutluluk mu? Huzur mu? Bağlılık mı? Sevgi mi? Ait olmak mı? Peki ben bunları ararken mi yitirdim; güveni, umudu, coşkuyu? Sahi, nerede yakaladım rüzgarı, nerede bıraktım yıldızları....

2 comments:

Nurum said...

bitanem bırak geçmiş geçmişte kalsın,bitmiş,yaşanmış acı tatlı,hepsi birar hatıra güzel anılar..gülümseyerek bakmak gerek geçmişe....gelecek zaten muamma planı yok hesabı yok sabah uyandığında nefes aldığına şükredip beklemek gerek günün bütün güzelliklerini....bugünse tamda yaşanılası tek şey,tadını çıkart anın,içinde bulunduğun zamanın,dertlerle,geçmişin acılarıyla harap etme kendini meşkul etmeye hiç gerek yok o güzel kalbini...herşey o kadar güzelki ama sadece şu dakika içinde görebiliyorsan...sen ne istiyorsna onu yaşa canıııım....bir bak aslında nasıl güzle şeyle rolup bitiyor çevrende,güzel gözlerini onlara yönelt,kaldır başını bi....bak nasılda huzur bulucaksın...:):) seviyorum seni...

FİGEN said...

nurum, çok ama çok haklısın, hayat işte! Bende seni seviyorum :)