Sunday, September 30, 2007

ve biz değiştik...


Değişmez sandığım her şeyin değiştiğini, değişebileceğini öğrendiğimde çoktan büyümüştüm...Oysa çocukken hep aynı kalacak gibiydi hayat!Annemiz, babamız, ailemiz, evimiz, oyuncaklarımız, oyun arkadaşlarımız, hatta biz; sanki hep aynı kalacaktık...Oysa insanlar, sevgiler, umutlar, umutsuzluklar, yalnızlıklar, mutluluklar hepsi ama hepsi değişirmiş...Bazen canımı çok acıttı değişenler; hatta o değişimlerle büyüdüğüm zamanlarda oldu..."Hep böyle kal" dediğim insanlarda olmuştu elbet; ama artık biliyordum değişeceklerini...Belkide değişen onlar değildi de bendim....Az önce baktımda o çok sevdiğim şehrin ışıkları bile her gece aynı parlamıyor; ya da ben her gece onlara aynı gözlerle yani aynı duygularla bakamıyorum!

Monday, September 24, 2007

Sana bitti diyen kim di?

"Sana 'bitti' diyen kim, ben sadece git demiştim...."

"Pencerem boşluğa açılır, göremem gidişini.
Camlar buğulanmaz arkandan ve silinmez sevdan!
Pencerem boşluğa açılır, göremem gidişini,
El sallayamam hiç sana ve yuvarlanır dünya..."

"Gün batar usul usul kararır gece,
Bardaktan boşanır yağmur sel olur gider.
Gündüzler geceler ne zaman biter?
Şu batan güneş nereye gider?
Buharlaşır yeniden dökülen su,
Bulutları sil pencerenden sevgi devrialemi bu;
Yeniden doğar herşey!
'Herşey bitti' dediğin anda bir gül kök salar damarlarında...
Herşey biter bir şey bitmez
Herşey biter bir şey bitmez
BİTTİ"

İLHAN İREM

Wednesday, September 19, 2007

Monday, September 17, 2007

annelik...


Dün gazetede okuduğum, beni derinden etkileyen bir haberi paylaşmak istiyorum. Hikaye işte "annelik bu" dedirten türden. 22 haftalık hamileyken kanser olduğunu öğrenen ve bebeğinin ölmesine izin vermemek için kemoterapiden vazgeçen ve bebeğini sedece bir kez kucağına aldıktan sonra ölen bir annenin hikayesi bu...Kendi yaşamından vazgeçip, bebeğini yaşatmayı seçen bir anne! Bence yılın değil yüzyılın annelerinden biri olmalı...Peki ya o bebek...Bence o bebek hayata sımsıkı tutunmalı ve annesi içinde doyasıya yaşamalı hayatı!Çünkü onun yaşamı çok değerli...

Saturday, September 15, 2007

sokaklar...


Sokaklar isimli konu başlığı mı olur demeyin sakın; ben yazarsam eğer olur...Herşey ilk adımlarımı hangi sokağa attığı mı düşünmemle başladı. Sonrasında oyun oynadığım, çocukluğumun geçtiği sokakları ve hayatımda önemli olan diğer sokakları düşündüm...Öyle sokaklarda yürüdüm ki sonunda sevdiklerime kavuştum. Bir başka sokakta ayrıldım sevdiklerimden...Ağlayarak yürüdüğüm sokaklarda oldu elbet...Şimdi hangi sokak buluşturur bizi dediğim insanlarda geçti hayatımdan...Ben o sokakların hiçbirini unutmadım, şimdi tekrar yürüsem aynı sokaklardan yine aynı anılar canlanır kalbimde en derinde bir yerlerde...Bence sizde düşünün size özel olan sokakları...

Wednesday, September 12, 2007

okudum okudum anlamadım...


Zor deneyimler yaşıyorum son günlerde...Hayat sabrımı deniyor sanırım ama ben artık yorgunum..."öyle bir rol vermişler ki; okudum, okudum anlamadım" diyen şarkı sözüne döndü hayatım!Sanırım ben dünyaya çabalamak için gelmişim, birden bire yenilenmedi hiç benim hayatım, hep daha fazla çalıştım ben, hep sonuna kadar mücadele ettim!Ama ne yaparsan yap, hayat son noktayı koyuyor; bunu da yaşayarak öğrendim...Hayat son an'a kadar sürprizlerle doludur diyordu filmde...Benim o sürprizlerden birine her zamankinden çok şimdi ihtiyacım var...Öğrenilmiş çaresizlik bu yaşadığım onu da biliyorum; dedim ya yorgunum...