Wednesday, December 5, 2007

Büyüyoruz...


Genç kız yorgundu, bir kaç adım daha attı;güçlükle...Öylece bıraktı kendini gecenin sesizliğine...İlk kez ürküttü onu bu sessiz gece; oysa tanıdıktı gecenin rengi de sessizliğide!Bu kez farklı dedi kendi kendine, bu kez farklı...Yavaşça süzüldü yaşlar gözbebeklerinden; uzun zamandır ağlamadığını hatırlattı yanan gözbebekleri yaralı ruhuna!Ben bu kez gerçekten denemiştim, özür dilerim dedi kendi kendine; seslenişi ruhunaydı, kendine yaşattığı acıların izlerini sarmak ister gibiydi; ama nafile, dokunamadı ruhuna!Artık ruhu bile uzağındaydı, bu daha çok acıttı canını...Soğuktu elleri, gözyaşlarını bir çırpıda silip attı, ama bir defada silinmiyordu ki gözyaşları...Ağlamıcam dedi son hıçkırığıyla; büyüdüm!Hayat bu kadar işte dedi; daha fazlasını ben nasıl bekleyebildim, bunu defalarca neden yaptım ruhuma? Hayat şarkıdaki gibi "benim gibiler için tasarlanmamıştı" ki dedi...ve yavaşça tekrarladı BÜYÜDÜM, büyüyorum anne! Figen

3 comments:

david santos said...

In June of 2008 we go to sing together, Portuguese and Turkish our national hymns. How much our teams of soccer to enter go to start with the hymn of Turkey:


Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! ne bu şiddet bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal,
Hakkıdır, Hak'ka tapan, milletimin istiklal!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım;
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar.
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın!
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vaadettiği günler Hak'kın;
Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri "toprak" diyerek geçme, tanı!
Düşün, altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli
O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal!
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hak'ka tapan milletimin istiklal!



Alive Turkey and alive Portugal!

^^w^^קรเк๏קคt^^w^^ said...

ya bu david santos da abarttı işi ben yayınlamıyorum artık yorumlarını yazılarımın her yorumunda istiklal marşı oldu neredeyse :D
adam türk aşığımıdır nedir :P
neyse konumuz o değil .
çok beğendim yazınızı kelimeler cümleler harika hem ağır hem vurucu .
hakkatende büyüdük bea hatta malesef büyüdük keşke hep küçük kalsaydım her gün ağlamaya razıyım yada değilim :S eöööö ben bu durumu bi düşüniyim :)

FİGEN said...

Psikoo,
Teşekkür ederim yorumların için, David santos hakkında ise hiç bir fikrim yok :)